|
Hepimiz arslanı hayvanlar aleminin kralı olarak biliriz. Bitkiler aleminde kral olarak hangi bitkiyi nitelendiririz diye sorsanız, ben hiç düşünmeden ‘Ginseng’ derim. Tabii sağlığa yararı açısından bir değerlendirme.
Ancak etkili olduğu hastalıkların sayısına baktığınızda bana ‘kral’ unvanı da biraz haksızlık gibi geliyor, belki ‘imparator’ daha uygun. Ginseng bitkiler aleminin ‘Taçsız kralı’
Gerçek Ginseng mi?
Yüksek tedavi değeri nedeniyle Ginseng’in çok sık olarak başka bitki veya türler ile katıştırıldığı görülmektedir. Gerçek Ginseng, Panax ginseng ve Panaz quinquefolius bitkisinin köklerinden elde edilir; ana kalın gövdesi, yan kökleri iler birlikte. Bitki yavaş gelişir ve tedavide en az 6 yıllık bitkilerin kökü kullaılır. Bu nedenle, bitki Güney Kore, Kuzey-doğu Çin, Rusya ve Japonya’da ikliminin uygun olduğu dağlık bölgelerde yetiştirilmektedir. İklim olarak, yazın güneş görmemesi ve havanın nemli ve ılıman olması gerekir. Eğer bu süreç içerisinde güneş çıkacak olursa tarlaların üzeri siyah perde ile örtülür. Güneşin etkili madde bileşimini değiştirerek etki kaybına, dolayısıyla tedavi değerinin azalmasına yol açtığı belirlenmiş. Zaten gerçek Ginseng’in pahalı olmasının nedenlerinden biri de budur. Yetiştirmek oldukça zahmetli. Bu bakımdan Güney Kore’de yetiştirilen bitkilerin en yüksek kaliteye sahip olduğu bilinir.
Sahte Ginsengler
Yüksek değeri nedeniyle piyasada birçok taklit, katıştırılmış ürün de ‘Ginseng’ adı altında satılıyor. Bazen de pazarlardaki tezgahlardan ucuz Ginseng preparatlarını görüp ‘kelepir’ olarak satın alıyoruz. Bu tip ürünler, herhangi belirgin bir yararı bulunmayan diğer Panax türlerinden hazırlanıyor. Yani ucuz ama boşa yapılmış bir harcama. Bir de Ginseng’in unvanından yararlanarak Pazar kapmaya çalışan ürünler bulunuyor. Hani ‘Rusya’nın tarkanı’ filan gibi yakıştırmalar yapılır ya! Sibirya Ginsengi, Hint Ginsengi, vb. gibi. Sibirya Ginsengi, farklı bir bitkiden elde ediliyor: Eleut erococcus senticosus bitkinin bilimsel adı. Köklerin bileşimi Gerçek Ginseng’ten tamamen farklı; lignanlar taşıyor. Yapılan bazı deneysel ve klinik çalışmalar fiziksel kapasiteyi artırdığını destekliyor, ancak Gerçek Ginseng kadar etkili değil. Ayrıca ‘yüksek tansiyona’ yol açtığı da biliniyor. Bu bakımdan dikkatli olunmalı. Hint Ginsengi’nin ise Ginseng ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.Fiziksel gücü arttırdığına dair deneysel olarak ortaya konulmuş bir etkinliği de bulunmuyor.
Ginseng’in yan etkileri, zararları
Gerçek Ginseng’in yüzyıllardır tedavide kullanılmasına rağmen, uygun miktarlarda (doz) ve süreçlerde (kullanım süresi) alındığında hiçbir ciddi yan etkisi veya zararlı etkisi bildirilmemiştir. Bazı kayıtlarda Ginseng’e atfedilen bazı yan etkiler yer almaktaysa da, bunlar ‘sahte Ginseng’ kullanımı veya ilave edilen ‘katkı maddelerinden’ ileri gelmektedir.
Katkı maddeler
Gerçek Ginseng’in belirtilen fizyolojik etkilerinin görülebilmesi için en az 2-3 hafta yeterli doz seviyesinde kullanılması gerekir. Ancak ilaçların hızla etki göstermesine alışmış kişiler, birkaç gün ilacı kullandıktan sonra ‘etkisiz’ düşüncesi ile kullanmaktan vazgeçebiliyor. Mesela, fiziksel kapasiteyi artırması, zindelik vermesi için Ginseng kullanan bir kişi, bir haftadır kullandığı halde hiçbir yararını göremediği için ilacı kullanmaktan vazgeçebiliyor. İşte bu önyargıyı giderebilmek için üreticiler Ginseng formülasyonlarının içerisine hemen canlılık veren ‘kafein’ veya kafein taşıyan ‘Kola ekstresi’ vb. karışımlar ilave ediyorlar. Bu tip ürünler Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa da dahil diğer ülkelerde kalite kontrolü yapılma zorunluluğu bulunmadığından, ‘ambalajın üzerinde bu katkı maddelerini bildirmeye gerek görmüyorlar’. Dolayısıyla bu ‘Katkı Ginseng’ formülasyonunu alan kişi daha ilk günden itibaren canlılık hissederek bu formülasyonu sürekli kullanmaya başlıyor. Ancak bu durumda da, sürekli kafein alınmasına bağlı olarak kişinin vücudunda ‘kafein entoksikasyonunun’ tipik yan etkileri ortaya çıkıyor; ajitasyonlar, mide asiditesinin artışına bağlı olarak, özellikle gastrit, ülser hastalarında mide-bağırsak sistemi şikayetleri, uykusuzluk, baş ağrısı, migren krizleri vb. ortaya çıkabiliyor. Ginseng kullanımı ile bildirilen tüm bu yan etkiler kişinin haberi olmadan aldığı kafeine bağlı. Bu katıştırmanın bir diğer olumsuz tarafı hastamızın yüksek tansiyon hastası olması ve çay, kahve, meşrubat gibi kafeinli içeceklerden uzak durması gerekmesi durumunda ortaya çıkar. Bu nedenle yüksek tansiyonlularda ‘Ginseng kullanılmamalı’ şeklinde yanlış bir kanı yaygınlaşmış durumda. Aslında gerçek Ginseng’in ‘tansiyonu düzenleyici’ diğer bir deyişle ‘normalleştirici’ etkisi var. Yani düşük tansiyonlularda tansiyonu yükseltirken, yüksek tansiyonlu hastalarda tansiyonu düşürmekte, normal değerlerine getirmektedir. Ancak Sibirya Ginsengi’nin gerçek Ginseng’ten farklı olarak yüksek tansiyonlularda kullanılmaması şeklinde uyarılar bulunmaktadır. Bu nedenle, kullandığınız Ginseng preparatının hangi bitkiden elde edildiği, daha doğrusu kalitesi ve güvenilirliği son derece önemlidir.
Alıntı: Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA (21/29.01.2006 Sabah Gazetesi)
Tabiatın mucizesi Ginseng
Gerçek Ginseng için ‘Tabiatın mucizesi’ yakıştırması pek abartılı sayılmaz sanırım.
- Sinir sistemini yatıştırsın mı yoksa uyarsın mı?
-‘Tabiatın mucizesi’ dememin nedenlerinden biri, içerisinde birbirine zıt biyolojik etkilere sahip bileşenleri taşımasından; bu bilimsel olarak ortaya konmuş bir gerçek. Mesela, taşıdığı saponinlerden biri olan Rb-1 ağrı kesici, konvülsiyon giderici, santral sinir sistemi üzerinde bastırıcı (depresan), stres ülserini önleyici etkilere sahip iken, diğer biri olan Rg-1’in santral sinir sistemi üzerinde uyarıcı, tansiyonu yükseltici, yorgunluğu giderici gibi, tamamen zıt özelliklere sahip olduğu tespit edilmiş. Yani santral sinir sistemi üzerinde yatıştırıcı ve uyarıcı bileşenler bir arada bulunmakta; vücudun uyarılmaya ihtiyacı varsa uyarır, sakinleşmeye ihtiyacı varsa yatıştırır.
- Tansiyonu düşürsün mü, yükseltsin mi?
- Bu şekilde zıt etki gösteren diğer iki bileşen ise kalp fonksiyonları üzerinde etkili; saponinlerden panaksozit- Rb kalp fonksiyonlarını yatıştırırken, Rg ve Rg-1 kalp fonksiyonlarını hızlandırıyor. Tansiyon yüksek ise düşürür, düşük ise yükseltir, yani ‘normalleştirir’. Ayrıca kalp ritim bozukluklarını düzenler (antiaritmik), kolesterol ve trigliseriti düşürür, kanı sulandırır,
-Fiziksel ve zihinsel kapasiteyi artırır mı?
- Ginsengin asıl popüler kullanışı, vücut fonksiyonlarını destekleyerek kişinin fiziksel ve zihinsel aktivitesini artırması, kişinin daha iyi hissetmesini sağlaması. Sinir sistemi ve kalp fonksiyonlarının yanı sıra; bağışıklık sistemini destekleyip bedensel performansı artırarak, dış baskılara, stres vb. etkenlere karşı vücudun direncini artırır (Adaptojen etki). Kısa süreli kullanımlarda hafızayı kuvvetlendirdiği, zihin fonksiyonlarını destekleyerek konsantrasyonu artırdığı ve hafızayı onardığı ortaya konulmuş.
-Cinsel gücü de artırıyor
Fiziksel kapasiteyi desteklemesinin yanı sıra erkeklerde cinsel gücü artırıcı (afrodizyak) olarak da yaygın bir şekilde yararlanılmaktadır. Gerek cinsel isteği uyardığı ve gerekse sperm sayısını artırdığını bildiren bazı klinik çalışmalar bulunmaktadır.
Alıntılar: Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA (12 Mart 2006 Sabah Gazetesi)
Alzheimer (alzaymır) hastalarında Ginseng algılamayı geliştiriyor
Beyaz Kore Ginsengi kökü Alzheimer hastalarında algılamayı artırıyor. Alzheimer hastalarında etkili olabilmesi için sürekli kullanılması gerekiyor. Kullanılan Ginseng kökü formülasyonunun kalitesi son derece önemli, çünkü piyasada birçok düşük kaliteli ve etkisiz ürün bulunuyor.
Yazılarımı takip edenler iyi bilir, benim için en önemli bitkisel ilaçlardan biri Ginseng’tir. ‘Bitkilerin kralı’ olarak kabul edilen Ginseng hemen her derde deva bir bitki bilhassa kalp ve damar hastalıkları, endokrin ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri en dikkati çeken özellikleri. Ginseng’in bir başka özelliği ise üzerinde en çok bilimsel çalışma yapılan bitki olması, sadece Ginseng üzerinde bilimsel çalışma yapılan enstitüler var. Ginseng’in dikkati çeken bir diğer özelliği de algılama işlevleri üzerindeki olumlu etkisi.
Güney Kore’de Seoul Milli Üniversitesi Hastanesi’nde yürütülen bir çalışmada seçilen 43 ile 87 yaşları arasında Alzheimer hastası gruplandırılmış, 12 hafta süre ile 58 hasta (20 erkek ve 38 kadın) bir gruba günde 4.5 gram strandardize edilmiş Kore Ginsengi, 39 hastadan oluşan (15 erkek 24 kadın) diğer bir gruba ise kontrol grubu olarak herhangi bir uygulama yapılmadan sonuçların karşılaştırılması için tutulmuş.
Miktarı hiç artırmayın
Deney sonuçları ilaç uygulamaları boyunca (4-12 haftalar) ve ilaç bırakıldıktan sonra (24.hafta) çeşitli değerlendirme yöntemlerinden yararlanılarak izlenmiş. Çalışmada ufak alt gruba ise daha yüksek miktarda (9 gram) Ginseng verilerek etkinin Ginseng miktarına bağlı olarak değişimi incelenmiş. Bu süreç içerisinde değerlendirilen çeşitli algılama kriterlerinin Kore Ginsengi verilen grupta belirgin bir şekilde geliştiği, ancak Ginseng kullanımının kesilmesi ile kaydedilen bu gelişimin ortadan kalktığı gözlenmiş. Diğer taraftan, Ginseng miktarının artırılmasının daha iyi bir etki sağlayamadığı bildiriliyor.
Yan etki riski bakımından yapılan değerlendirmede, bu süreç içerisinde Ginseng verilen 58 hastadan yedisinde ve ilaç verilmeyen 39 hastadan altısında hafif ve geçici şikayetler görülmüş. Yani yan etki yok denilebilir.
Sonuç olarak beklenen yararın sağlanabilmesi için kullanılan Ginseng’in cinsinin ve kalitesinin son derece önemli olduğu asla unutulmamalı.
Alıntı: Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA (06.12.2010 Star Gazetesi) |